23 Ocak 2011 Pazar
Jason'a
Finallerden nefret ediyorum, bira köpüğünden de. Ama en çok senden senden nefret ediyorum, beni sevemediğin için buna cesaretin olmadığı için, ikimize de aynı anda böylesine acı çektirdiğin için kendi adıma, senin adına, bir de bütün bira köpükleri adına senden nefret ediyorum. Sen ne bira köpüğünü sevebildin ne de beni. Sen kendini bile sevemedin, bana dokunamadın bunu yapamıyor olmak canını yaktığı halde, bunu yüzündeki her kıvrımdan anladığım halde, yapmadın, yapamadın. Korkaksın sen! Dünyanın en büyük korkağısın! Kendine acı çektiriyor olmak seni daha çekici kılmıyor gözümde, daha ulaşılmaz, daha uzak kılmıyor; içim acıyor sadece susuyorum. Nefretle tutkulu aşk arasındaki o boktan çizgideki git gellerimin sebebi sensin. Oysa sıradan ol istiyorum artık, sokakta gördüğüm herhangi biri kadar. Ben dili saçmalıktır, çünkü korkak olan sensin, anlıyormusun Sensin! Bunu başka türlü söyleyemem. Aptal "Cesaretin Var mı Aşka?" oyununu oynamayı seviyorsun, oysa saçlarımı artık tam da senin istediğin gibi topluyor olmam canını yakmalı; biranın köpüğünü senin için içmiyor olmam, seni artık öpmüyor olmam, gözlerinin taa içine bakmıyor olmam, seni gördüğümde heyecandan titremiyor olmam, bunların hepsi canını yakmalı; tam senin istediğin gibi yerinde duramayan biriyim ben, güzel elleri olan, kelime oyunlarını ve dans etmeyi seven, bunlar beni sevmen için yeterli olmalı; değilse eksik olduğumu düşünecek değilim, bence sen ne istediğini bilmeyen birisin. Bence sen istediklerini hiç bir zaman söyleyemeyeceksin, kendine bile, dedim ya korkaksın çünkü sen! Gitme diyemem sana artık, arkandan ağladığımı bilmen gerekmez, gitmeni istemediğimi bilmen de gerekmez. Benim hakkımda hiç bir şey bilmen gerekmez. Şimdi bir bira daha içeceğim ve bu konu burada kapanacak Sevgili Jason!
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder